Belki fark edenleriniz olmuştur, 2 gündür sitenin 40
kere şekli şemali değişti.
Siteyi ilk oluşturduğum zamanlarda, ne yazık ki
biraz aceleye geldiği için, header da dâhil olmak üzere, %100 içime sinmemişti
ne yazık ki.
Pusuya yatmış bir vaziyette, zaman kollamaktaydım sitenin
görünümünü daha içime sinen bir hale getirmek için.
Derken, baktım vakit ayırmayı bekledikçe, bir
türlü zaman ayıramıyorum.
Bende, fotoğrafları düzenlemek ve postu hazırlamak
için ayıracağım zamanda, sitenin görünüşünde değişiklik yapmaya ayırayım dedim.
Aldım bilgisayarımı önüme, başladım
kurcalamaya.
Merak kat sayım tavan yapmış, kurcaladıkça kurcalayasım,
değiştirdikçe değiştiresim geliyor.
Yapıyorum bir şeyler lakin benim
huylarımdan biri olan en yakınlarımın, sevdiklerimin fikrini alıp, istişare yapamadıkça,
içim huzursuz. Ee onların fikrini alabilmem içinde, yaptığım şablonu onaylamam
lazım ki, siteye tıkladıklarında görsünler.
Velhasıl, “olur da beğenmezlerse,
tekrar eski haline döndürürüm inşallah” dedim ve tümüyle bozdum siteyi.
Yok,
mümkün değil beğendiremedim. Olmaz şurasını şöyle yap böyle değiştir diye diye
diye, site oldu bir garip.
Bir baktım, işin içinden çıkamıyorum ve bunalma,
daralma çanlarım çalmaya başladı.
Eyvah dedim, ben daha fazla siteyi talan
etmeden, uslu uslu eski haline çevireyim.
Sıfıra sıfır, elde var yine sıfır anlayacağınız. 2 günlük uğraştan sonra başladığım noktaya geri döndüğüm için, giden vaktime mi üzüleyim, onca saat şeşi beş vaziyette ekranla bütünleşmiş bir halde boştan yere rasyasyon aldığıma mı üzüleyim...
Üniversite de okurken, web
tasarım dersi de almıştık. Ve kodlarla epey bir haşır neşir olmuştuk güya...
Ya Hu ne
olacak bu hafızamın hali bilemiyorum.Hiç mi doğru düzgün bir şey kalmaz şu aklımda..
O yüzden şimdi bu kadar zorlandım kodların arasına
kendimi bırakınca.
O nedenle, bende güzel güzel eski haline döndürdüm siteciği :)
Tabi tek bir farkla,
yeni bir header ile.
Şimdilik bu şekilde
devam etmeye karar verdim (tabi içimde bir yerlerde hala kurcalama aşkını hesaba katmazsam:) )
Köfteli yemekler arasında en sevdiğimdir sizlerle paylaştığım bu tarif. Hele bir de yanına pilav ve ayran ya da cacık var ise, off amman...
Ya Rabbi Sen ne büyüksün, çok şükür her bir nimetine diyip yemeğimizin şükrünü yapıp, olmayan kardeşlerimize de nasip et diye de yüreğimizden duamızı ileterek Rahman'a, afiyetle yiyoruz İnşaAllah bu güzel lezzeti...
Malzemeler:
- Yarım kilo kıyma
- 3 adet domates
- 4 adet yeşil biber
- 1 soğan
- 2 diş sarımsak
- 3 yemek kaşığı galeta unu
- 1 yumurta
- 1 tatlı kaşığı salça
- 1 buçuk çay bardağı su
- 1 buçuk sıvıyağ
- 1 çay kaşığı kimyon
- Karabiber
- Pul biber
- Tuz
- Kıymamızı, rendelenmiş ya da robottan çekilmiş soğanımızı, yumurtamızı, galeta unumuzu, tuz ve baharatlarımızı bir karıştırma kabına alıp, güzelce yoğuruyoruz köftemizi.
- Eşit şekilde ceviz büyüklüğünde toplar yapıyoruz ve yaptığımız bu topları, elimizle bastırarak yassılaştırıyoruz.
- 1-2 yemek kaşığı sıvıyağ koyduğumuz tavamızda, köftelerimizi önlü arkalı kızartıyoruz ve bir tencereye alıyoruz.
- Jülyen şekilde doğradığımız biberlerimizi, köfteleri kızarttığımız tavada hafif çeviriyoruz.
- Sonra, kabukları soyulmuş ve söğüş şeklinde doğradığımız domatesleri, biberlerimize ilave ediyoruz. Hafif renkleri dönene kadar pişiriyoruz.
- Domatesli biberli harcımızı, köftelerimizi koyduğumuz tenceremizin üzerine döküyoruz.
- Üzerine 1 buçuk çay bardağı suda sulandırdığımız 1 tatlı kaşığı salçayı, üzerine gezdiriyoruz.
- Kısık ateşte pişiriyoruz.
Afiyet olsun efendim...


