Herkese huzur dolu, barış dolu, sağlık sıhhat dolu ve tabi ki de hayırla dolu bir hafta diliyorum efendim...
Her şeyin başı inanın bunlar.
Bunlar dışında her şey geçici, fani, el kiri, zaman kaybı...
Günlerdir Karadeniz gezisinin ikinci bölümünün fotoğraflarını düzenleyip yazısını yazmak için fırsat kolluyorum ama ya birbirinden can sıkıcı haberler tüm tadımızı kaçırıyor, insanda hiç bir istek kalmıyor ya da
zaman sorunu önüme çıkıyor.
Çok şükür daha fazla gecikmeden yayınlıyorum.
Aslında sırada yayınlamayı bekleyen öyle çook şey var ki.
Hatta acil olanlar var mesela; kışlık hazırlıkları...
İnşaAllah bir düzen içinde her işimi yürütmek istiyorum...
*******************
Nerede kalmıştık efendim; en son Fırtına Deresini anlatmışım sizlere.
İşte o günün öğleden sonrasında Sarp sınır kapısından Gürcistan Batum'a geçtik.
Tabi "Batum'a geçtik" cümlesi, göründüğü kadar sıradan basit bir kavram olması bizim için.
Hayatımın en unutulmaz, en kabus günlerinden biriydi.
Aslında bir yandan tüm olan biten o kabusu yazıp sizlere içimi dökmek istiyorum ama bir yandan da kimsenin gözünü korkutmak istemiyorum ve de hiç bir yeri kötülemek istemiyorum.
Şu kadarını söylemeliyim, bir daha gider misin diye sorarsanız, cevabım "kesinlikle büyük konuşmak istemiyorum" ama 'hayır' olacaktır...
Canım ülkem.. Bir kez daha hamd ettim Rabbim'e bunun için...
Hem çok yazıyla sizi sıkmak istemediğimden hem de bende hoş anıları olmadığı için pek fazla yorum ve açıklamalarda bulunmak istemediğimden, sizleri çektiğim fotoğraflar ile baş başa bırakıyorum.
Karşınızda Batum...
Sarp sınır kapısının Gürcistan tarafı...
Çok farklı binalar ve yapılar mevcut. Sağ üstteki fotoğraftaki bina, bir Türk müteahhit tarafından yapılmış ve dikkatli bakarsanız eğer binanın çatısını zemine yapmış, hatta üzerindeki yazı bile ters yazılmış :)
Dünyanın en büyük ikinci botanik parkı. Çok aşırı güneş olduğu için, istediğim gibi fotoğraflayamadım burayı.
*****************************
AYDER YAYLASI..
Burayı size günlerce anlatsam, buranın muhteşemliği hakkındaki düşüncelerimi aktarsam inanın ki bitiremem.
Burası Dünyadan çok farklı bir yer.
Tarifi yok!
Tefekkürün tavan yaptığı, Rabbim'in ne harikalar yarattığına milyon kere şahit olduğunuz bir yer.
Ve kabus gibi geçen Batum macerasının ardından gece Ayder'de bir otele geldik.
Ve sabah uyandığımda odamın camından dışarı bir baktım kii!!
Yukarıdaki görmüş olduğunuz manzara ile karşılaştım ve SubhanaAllah dedim kaldım..
Kaç dakika izlediğimi, o tertemiz havasını camın önünde ne kadar içime çektim hatırlamıyorum...
Şunu söylemeliyim ki, Karadeniz'i gezmek için geldiğinizde sırf bu muhteşem yer için en az bir kaç gününüzü ayırın.
Ne yazık ki turla gelmenin tek dezavantajı bu oldu, istediğiniz yerde istediğiniz gün kadar kalamıyorsunuz, kafileyi kaybetmemek adına saatlerce bir yere takılıp doyasıya fotoğraf çekemiyorsunuz...
Velhasıl kelam, daha fazla çenem düşmeden, bu enfes yeri bir kaç fotoğrafla da olsa göstermek istiyorum ama daha önce de dediğim gibi, bura ve diğer tüm yerler kesinlikle bir kaç fotoğraf karesine sığmaz, bir kaç cümle ile anlatılmaz...
Beni gülümseten iki cici kare :))
Yamaçlardaki yayla evlerine erzak taşımak için kurulmuş sistem nasıl ama :)
Ayder'deki fotoğraf ve gezi turumuzu tamamladıktan sonra Uzungöl'e geçtik.
Elbette ki burası da kesinlikle fotoğraflarla anlatılamayacak kadar güzellikle bir yer...
Geceyi Ordu'da geçirdikten sonra, ver elini güzel Amasya...
Amasya'nın harika evleri ve Yeşilırmak...
*********************
Gezimiz Çorum Hattuşaş gezisiyle son buldu lakin o gün ciddi bir yorgunluk sıkıntısı çektiğim için, kayda değer pek bir fotoğraf çekemedim ve bu yüzden sizlerle paylaşamıyorum.
Zahmet edip de buraya kadar okuyan tüm misafirlerime çok teşekkür ediyorum.
Ve üstüne bastıra bastıra bir kez daha söylüyorum; kesinlikle ülkemin hiç bir köşesi, fotoğraflarda göründüğü gibi değil. Fırsat ve imkanlarınız dahilinde, görmeyenlerin mutlaka görmesini tavsiye ederim.
...Yürekten sevgi, selam ve dua ile...
*********************
Gezimiz Çorum Hattuşaş gezisiyle son buldu lakin o gün ciddi bir yorgunluk sıkıntısı çektiğim için, kayda değer pek bir fotoğraf çekemedim ve bu yüzden sizlerle paylaşamıyorum.
Zahmet edip de buraya kadar okuyan tüm misafirlerime çok teşekkür ediyorum.
Ve üstüne bastıra bastıra bir kez daha söylüyorum; kesinlikle ülkemin hiç bir köşesi, fotoğraflarda göründüğü gibi değil. Fırsat ve imkanlarınız dahilinde, görmeyenlerin mutlaka görmesini tavsiye ederim.
...Yürekten sevgi, selam ve dua ile...













