Paylaşmak güzeldir.
Güzeldir hayatı daha da anlamlı kılmak.
Paylaştıkça çoğalır yaşam.
Paylaştıkça yakın olur uzaklıklar.
Paylaştıkça büyür sevgimiz.
Paylaştıkça umudu katık yaparız yarınlara.
Emek demektir paylaşmak. Umut demektir.
Yarınlarından ümidi olmayanlara sunulmuş taze bir güvendir paylaşmak…
-------------------------------------------------------
Seviyorum paylaşmayı.
Paylaştıkça huzur dolduğumu hissediyorum.
Korkmayalım paylaşmaktan hiçbir zaman olur mu? Kaybetmez paylaştıkça insan, tam tersine paylaştıkça büyür çoğalır güzel olan herşey. Bir olmak için, birlik olabilmek içindir hepsi.
Doğum ve ölüm arasında olup biter herşey, amellerimiz dışında hiç birşey bizimle birlikte ebediyete kadar gitmeyecek. Bu yüzden, sevelim paylaşmayı, ben demeden biz diyebilmeyi sevelim lütfen.
Elimden geldiğince her bildiğimi, en detayına kadar paylaşmak istiyorum sizlerle.
Bu yolda, farkında olmadan yaptığım hatalar için de şimdiden affınıza sığınıyorum..
----------------------------------------------
Fotoğraf Çekmeye Dair...
Hala kendimi amatör olarak görsemde, gelen tatlı sorular, mailler, fotoğraf çekmek konusunda bildiklerimi paylaşmam konusunda teşvik etti. Zamanla, tecrübelerim arttıkça, sizlerle daha çok bilgi paylaşmayı ümit ediyorum.
6 ay öncesine kadar, Sony'nin compact makinesini kullanıyordum. Ve inanın, onunla da gayet güzel fotoğraflar çekilebiliyordu. Fakat hem uğraştığım iş dolayısıyla hem de fotoğraf çekmeye olan özel ilgimden dolayı, makinemi değiştirmek zorunda kaldım ve Nikon'un SLR makinelerinden birini almak durumunda kaldım.
Asıl mevzu, makinenin ne kadar mükemmel olması değil.
Siz ne kadar çook güzel bir fotoğraf makinesine sahip olsanız da, eğer makineye hakim değilseniz, fotoğraf çekmek konusunda yeterli donanıma sahip değilseniz, inanın bana compact makineden çok bir farkı olmuyor çekilen fotoğrafların.
En önemli unsurları dilim döndüğünce, naçizane bilgilerim dahilinde söylemek gerekirse;
Işık...
Olmazsa olmazdır. İnanın bana, herkesin mest olarak yediği tarifler var arşivimde yayınlanmayı bekleyen. Lakin, hava karardıktan sonra yemek hazır olduğu ve 2 saat içinde tüketildiği için, fotoğrafları akşam çekmek durumunda kaldım ve gündüz çektiğim fotoğrafların yanında çok sönük duracağı için ve o güzel lezzeti fotoğraf karesinden sizlere yansıtamayacağı için yayınlayamıyorum. Hatta bugün ki tarifin yapım aşamasını gece çekmek zorunda kalmıştım fakat hem daha fazla arşivde beklemesine kıyamadığım için hemde gündüz çekilen fotoğraflara nazaran, daha sönük olduğunu görmeniz için yayınladım.
Velhasıl, yemek fotoğraflarınızı gündüz çekmeye çalışmalısınız. Ve tabi ki en önemli şey, evinizin en çok ışık alan yerinde fotoğraflarınızı çekmelisiniz.
Bizim evimizin güneş ışığını alması o kadar tuhaf ki, bende fotoğrafları evin en iyi ışık alan tek odasında, komidinin üzerine koyduğum beyaz panolar üzerinde ya da serdiğim kumaşlar üzerinde çekiyorum.
Eğer ışık problemi daha ciddi boyutlardaysa evinizde hatta yemeklerinizi çalıştığınızdan mütevellit, akşam çekmek zorunda kalıyorsanız, kendinize güzel bir "light box" yapabilirisiniz. İnternette bununla ilgili çok güzel örnekler var, oralardan yararlanabilrisiniz. Google amcaya "light box yapımı" yazın, o size fazlasıyla yardımcı olacaktır :)
Makinenizi tanımak, ona yeteri kadar hakim olmak...
Bir anda olacak bir iş değildir bu. Eğer profesyonel öğrenme gibi bir durumunuz yoksa, fotoğraf çeke çeke öğreniyorsunuz, makinenizle bütüneşiyorsunuz. Ama dediğim gibi, tecrübelerimden edindiklerime göre söyleyecek olursam, güzel fotoğrafların en önemli sırrı budur. Makinenizi çok iyi tanımak, fotoğraf çekme tekniklerini öğrenip uygulamaya geçmek.
Fotoğraf düzenle programları...
Bir çok fotoğraf karesi, düzeltme, düzenleme istiyor.
Kırpma, ışığını düzeltme, potlukları kamufle etme vs.
Bunları yapabileceğiniz en iyi prgram photoshop tabiki. Ama photoshop biraz komplike bir program olduğu için, daha basit olan picasa, photoscape gibi programları önerebilirim.
Ve elbette fotoğraf çekmeyi sevmek...
Sevgili Zeliş'im jet hızıyla bir notu daha hatırlattı bana. Hemen ekliyorum bende.
Fotoğraf çekmek, gerçekten sevgi işi. Yani özel ilgi ve sevginiz ne kadar yoğunsa, inanın çekilen kareler, o kadar orjinal ve güzel oluyor. Nasıl ki sevgiyle ve özenle yapılan yemekler daha bir lezzetli oluyor, fotoğraf çekmek de bunun gibidir işte.
Şuan aklıma gelenler bu kadar. Aklıma geldikçe bu posta ya da başka bir postta sizlerle paylaşacağım İnşaAllah.
Umarım yardımım dokunabilmiştir.
Merak ettiğiniz, bilgim dahilinde olan her şeyi sonuna kadar paylaşmaya açığım, çekinmeden sorabilirisiniz.
---------------------------------------------------------------
Artık tarifimize geçelim mi, ne dersiniz? :)
Misafir sofralarınızda veya ramazanda iftar sofralarında rahatlıkla yapabileceğiniz şık ve lezzetli bir tarif yapmak isterseniz, denemenizi tavsiye ediyorum.
Malzemeler:
- 16 adet haşlanmış tavuk baget
- 4 adet yufka
- Sıvıyağ
- 3 adet domates
- 3 adet yeşil biber
- 1 çay kaşığı salça
- Yarım çay kaşığı şeker
- Sıvıyağ (Ben hep fındıkyağı ve zeytinyağı kullanıyorum)
- Pulbiber
- Kekik
- Karabiber
- Tuz
Daha sonra salçasını, baharatlarını ve şekerini atıp, salçasının kokusu çıkana kadar karıştırarak kavurmaya devam ediyoruz.
Küp küp doğradığımızın domatesleri ve tuzunu da ilave ediyoruz. Pişince tencerimizi ocaktan alıyoruz.
Yufkamızı tezgahimiza seriyrouz. 2-3 yemek kaşığı sıvı yağı bir fırça yardımızla yufkanın her yerine yediriyoruz.
Kenarlarından, fotoğrafta gördüğünüz gibi katlıyoruz ve bu katlı kısmıda 1 yemek sıvıyağ ile yağlıyoruz.
Yufkamızın açıkta kalan alt kısımlarını da katladıktan sonra, bıçakla 4'e bölüyoruz.
Fotoğrafta gördüğünüz gibi, 4'e böldüğümüz yufkanın her bir parçasını üçgen şeklinde katlıyoruz.
Hazırladığımız sosumuzdan 1 kaşık koyuyoruz her bir üçgenin üzerine.
Haşlıyıp derisini soyduğumuz tavukları, üçgenin uç kısmına budumuzun baş tarafı gelecek şekilde koyuyoruz ve üçgen yufkamızının yanlarında kalan kısmı, budumuz içerde kalacak şekilde ortada birleştiriyoruz.
Ortadan birleştirdiğimiz altta kalacak şekilde, fırın tepsimize diziyoruz.
Üzerlerine yumurta sarısı sürdükten sonra, 185 dereye ayarladığımzı fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyet olsun...
Yazıdaki ilk paragrafın kaynağı:
http://www.ajans5.com/detay/2009/07/20/paylasmak-guzeldir-paylasilacak-duygularin-kalmissa.html
------------------------------------------------------
Ve elbette kapanışı, dün beni jestiyle duygulandıran, sevgili Alyamina'nın ödülü ile yapmak istiyorum. Diyorum ya, paylaşmak kadar ruha gıda veren bir şey yok diye. Bunu bir kez daha ilklerime kadar hssettim. Tekrar teşekkürler Alyamina.
Bu ödülün amacı, izleyici sayısı 200'ün altında olan blog arkadaşlarımızı daha yakından tanımanız içinmiş.
Bu nedenle bende sizleri, daha yakından tanımanız için, 5 güzel arkadaşımın bloguna yönlendiriyorum efendim. Keyifli seyirler :)
1-) Kurabiye Atölyesi
2-) Şeker ve Limon
3-) Anneliğe Dair
4-) Şanslı Anne
5-) Demetle Yemek



