Ankara’ya
ilk kar, dün itibari ile düştü çok şükür :)
Nasıl özlemişim o eşsiz güzelliği.
Kimileri pek
sevmese de, lapa lapa yağan karın ruhumu dinlendirdiğini hissederim hep.
Her bir
tanesini meleklerin birbirine değmeden indirişi, saflığı, temizliği...
Akıl almaz
bir mucize, Rahmet...
Dün dışarı çıkarken, bin bir heyecan ile makinemi de yanıma
aldım. Çekebildiğim kadar kar manzarası, kar tanesi çekmek için yüksek yerlere
bile gittim :)
Tabi yüreğim pırr pır!
Çünkü, Kıbrıs’tayken kardan
mahrum 5 sene geçirdiğim için, şimdiye kadar karın o eşsiz görüntüsünü
fotoğraflamak nasip olmamıştı.
Velhasıl, planladığım yere vardık. Makineyi çantadan çıkarıp açtığımda;
Ta
taaam!
Unutkanlığın ne kadar başa bela bir dert olduğunun şokunu bir kez daha
acı bir şekilde yaşadım :) En son fotoğraf çektiğimde, şarjı bitmişti ve tabi ki
ben şarja takmayı unuttuğumdan dolayı, dün yanıma alırken de hiçbir şekilde
aklıma gelmedi şarjının olmadığı…
Kar, yüksek kesimlerde tuttuğu için, taa
oralara kadar heyecanla fotoğraf çekmek için çıkıp, gözüme çekeceğim kareleri
bile kestirip, makineyi alıp, çekime başlamak için açtığımda karşılaştığım
sonuç elbette kendimle bir kez daha gurur duymama vesile oldu! :)
Şimdi güldüğüme bakmayın, dün ki halimi görmeniz lazımdı. Asıl o hallerim tam bir fotoğraflıktı :))
İçimdeki aşk hala devam etse de, bir daha ne zaman böyle bir
zaman ayırabilirim bilemiyorum. Ama olur da tekrar fırsat yakalayabilirsem ve
içime sinen kareler çekebilirsem, sizlerle de paylaşmak istiyorum…
Ne yazık ki öyle bir zaman da yaşıyoruz ki, kışın yaz sebzesini bulabiliyor, yazın kış sebzesini bulabiliyoruz...
Mevsimine uygun olmasa da, vazgeçilmez bir lezzet olan patlıcan var bugün başrolde.
En sevilen hali, kızartılarak yapılanıdır ne yazık ki. Bugün ki tarif de aynen öyle.
Her ne kadar kızartma kısmı kilo ve sağlık açısından sakıncalı olsa da, arada kendimizi bu güzel nimetlerin en lezzetli halleriyle de ödüllendirmek gerekmez mi? :)
Malzemeler:
- 3 adet patlıcan
- 2 adet kırmızı biber
- 2 adet yeşil biber
- 1 adet soğan
- 1 yemek kaşığı salça
- Yarım çay kaşığı şeker
- 2 -3 su bardağı su
- Karabiber
- Tuz
- 250 gr. kıyma
- 2 yemek kaşığı köftelik ince bulgur
- 1 adet soğan
- 1 diş sarımsak
- Karabiber
- Tuz
- Sıvıyağ
Köftesi için; soğanı ve sarımsağı rendeleyip, diğer tüm malzemeleri de ekleyip yoğuruyoruz. Misket büyüklüğünde yuvarlıyoruz.
2-) Kızdırdığımız yağda, patlıcanlar çok fazla kızarıp diriliğini fazla kaybetmeyecek şekilde kızartıyoruz.
3-) Havlu kağıt üzerine alıp, fazla yağının çekmesini sağlıyoruz.
4-) Patlıcandan arta kalan yağda, 2-3 dakika köftelerimizi çeviriyoruz ve bir tabağa alıyoruz.
5-) Başka bir tencerede, yemeklik doğradığımız soğanlarımızı kavuruyoruz.
6-) Kavrulan soğanlarımıza, küçük küçük doğradığımız biberlerimizi ilave ediyoruz ve kavurmaya devam ediyoruz.
7-) Salçasını, baharatlarını, şekerini ve tuzunu da atıp 1-2 dakika çeviriyoruz.
8-) 2-2buçuk su bardağı sıcak su koyuyoruz. Kaynayınca, kızarmış patlıcan ve köftelerimizi koyuyoruz. Hafif suyu kalana kadar kısık ateşte pişiriyoruz. (Eğer patlıcan ve köfteler henüz pişmedilerse, azcık daha sıcak su ilavesi yapabilirsiniz)
Afiyet olsun efendim...


