Patlıcan Yemeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Patlıcan Yemeği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2015 Pazar

Kurutulmuş Patlıcan Yemeği

2


♥ Esselâmu aleykum ♥ 

Sırf bu yemek için bu sene bolca patlıcan kurutmaya çalıştım ama o kadar kilo patlıcan kuruyunca minnacik, azıcık kaldı.
Şimdi pişirmeye de kıyamıyorum :)
Kurutulmuş patlıcan yemegini, taze patlıcan yemeğinden inanın daha cok seviyorum.
Yazın karınca misali çalışmanın meyvelerini kışın yemenin keyfi tarifsiz gerçekten ♥



MALZEMELER:

3 su bardağı kurutulmuş patlıcan
200 gr. kıyma
1 adet kuru soğan
2 diş sarımsak
2 adet kırmızı biber
1 adet yeşil biber
1 yemek kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
1 çay kaşığı şeker
1 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı sıvıyağ (ben fındık yağı kullanıyorum yemeklerde)
Karabiber
Tuz .

Üzeri için:
Sarımsaklı yoğurt  

Yapılışı:

Kurutulmuş patlıcanları kaynayan suda biraz yumuşayana kadar (yaklaşık 5-6 dk) haşlıyoruz.
Tencereye yağı koyduktan sonra ilk önce kıymayı kavuruyoruz.
Sonra yemeklik doğradığımız soğanı ve sarımsağı kavurmaya devam ediyoruz.
Biberleri de yemeklik dograyip kavuruyoruz. (biberleri yazın doğrayıp buzluğa attığım için, kışın hem sağlıklı hem pratik oluyor)
Salçayı, baharatları, şekeri ve tuzu da ilave ettikten sonra haşlanmış patlıcanları koyup bir kaç dakika daha kavuruyoruz.
Suyunu koyup pişmeye bırakıyoruz.
Servis ederken üzerine sarımsaklı yoğurt döküyoruz.

Afiyet olsun ♥
Read More »

5 Aralık 2012 Çarşamba

Köfteli Şerit Patlıcan

20
Ankara’ya ilk kar, dün itibari ile düştü çok şükür :) 

Nasıl özlemişim o eşsiz güzelliği.
Kimileri pek sevmese de, lapa lapa yağan karın ruhumu dinlendirdiğini hissederim hep.
Her bir tanesini meleklerin birbirine değmeden indirişi, saflığı, temizliği...
Akıl almaz bir mucize, Rahmet...

Dün dışarı çıkarken, bin bir heyecan ile makinemi de yanıma aldım. Çekebildiğim kadar kar manzarası, kar tanesi çekmek için yüksek yerlere bile gittim :) 
Tabi yüreğim pırr pır!
Çünkü, Kıbrıs’tayken kardan mahrum 5 sene geçirdiğim için, şimdiye kadar karın o eşsiz görüntüsünü fotoğraflamak nasip olmamıştı.

Velhasıl, planladığım yere vardık. Makineyi çantadan çıkarıp açtığımda;
Ta taaam!
Unutkanlığın ne kadar başa bela bir dert olduğunun şokunu bir kez daha acı bir şekilde yaşadım :) En son fotoğraf çektiğimde, şarjı bitmişti ve tabi ki ben şarja takmayı unuttuğumdan dolayı, dün yanıma alırken de hiçbir şekilde aklıma gelmedi şarjının olmadığı… 
Kar, yüksek kesimlerde tuttuğu için, taa oralara kadar heyecanla fotoğraf çekmek için çıkıp, gözüme çekeceğim kareleri bile kestirip, makineyi alıp, çekime başlamak için açtığımda karşılaştığım sonuç elbette kendimle bir kez daha gurur duymama vesile oldu! :)
Şimdi güldüğüme bakmayın, dün ki halimi görmeniz lazımdı. Asıl o hallerim tam bir fotoğraflıktı  :)) 

İçimdeki aşk hala devam etse de, bir daha ne zaman böyle bir zaman ayırabilirim bilemiyorum. Ama olur da tekrar fırsat yakalayabilirsem ve içime sinen kareler çekebilirsem, sizlerle de paylaşmak istiyorum…
 
Ne yazık ki öyle bir zaman da yaşıyoruz ki, kışın yaz sebzesini bulabiliyor, yazın kış sebzesini bulabiliyoruz... 
Mevsimine uygun olmasa da, vazgeçilmez bir lezzet olan patlıcan var bugün başrolde. 
En sevilen hali, kızartılarak yapılanıdır ne yazık ki. Bugün ki tarif de aynen öyle. 
Her ne kadar kızartma kısmı kilo ve sağlık açısından sakıncalı olsa da, arada kendimizi bu güzel nimetlerin en lezzetli halleriyle de ödüllendirmek gerekmez mi? :)

Malzemeler:
  • 3 adet patlıcan
  • 2 adet kırmızı biber
  • 2 adet yeşil biber
  • 1 adet soğan 
  • 1 yemek kaşığı salça
  • Yarım çay kaşığı şeker 
  • 2 -3 su bardağı su
  • Karabiber
  • Tuz
Köftesi İçin:
  • 250 gr. kıyma
  • 2 yemek kaşığı köftelik ince bulgur
  • 1 adet soğan
  • 1 diş sarımsak
  • Karabiber
  • Tuz
Kızartmak İçin:
  • Sıvıyağ
1-) Patlıcanları parmak boyu kadar şeritler halinde doğruyoruz, tuzlu suda, patlıcanın acısının gitmesi için 15-20 dakika bekletiyoruz ve daha sonra kuruluyoru. 
Köftesi için; soğanı ve sarımsağı rendeleyip, diğer tüm malzemeleri de ekleyip yoğuruyoruz. Misket büyüklüğünde yuvarlıyoruz.
2-) Kızdırdığımız yağda, patlıcanlar çok fazla kızarıp diriliğini fazla kaybetmeyecek şekilde kızartıyoruz.
3-) Havlu kağıt üzerine alıp, fazla yağının çekmesini sağlıyoruz.
4-) Patlıcandan arta kalan yağda, 2-3 dakika köftelerimizi çeviriyoruz ve bir tabağa alıyoruz.


5-) Başka bir tencerede, yemeklik doğradığımız soğanlarımızı kavuruyoruz.
6-) Kavrulan soğanlarımıza, küçük küçük doğradığımız biberlerimizi ilave ediyoruz ve kavurmaya devam ediyoruz.
7-) Salçasını, baharatlarını, şekerini ve tuzunu da atıp 1-2 dakika çeviriyoruz.
8-) 2-2buçuk su bardağı sıcak su koyuyoruz. Kaynayınca, kızarmış patlıcan ve köftelerimizi koyuyoruz. Hafif suyu kalana kadar kısık ateşte pişiriyoruz. (Eğer patlıcan ve köfteler henüz pişmedilerse, azcık daha sıcak su ilavesi yapabilirsiniz)

 
Afiyet olsun efendim...
Read More »

21 Kasım 2012 Çarşamba

Tavuklu Patlıcan Yemeği

24


Susmak, belki de en büyük çığlıktır dedim. Ama değilmiş. Konuşmak gerekirmiş… 
3 maymunu oynamak, ne zaman ve nereye kadar insana huzur verir? 
Kim garanti verebilir bizlerin, çocuklarımızın sevdiklerimizin tüm hayatının alt üst olmayacağına? 
Müslüman değil miyiz? Sözüm, Müslüman değilim diyenlere değildir elbette. Sadece “Müslümanım” diyenleredir edeceğim üç beş kelam… 
Kardeş değil miydik hepimiz, bizim dinimizin en temel gayesi kardeşlik değil miydi? 
Bir değil miydik asırlardır? Ne oldu da bin olduk son bilmem kaç senedir… 
Yüreğim sızlar, söyleyecek sözüm çok lakin bu kadarını demek istiyorum.. 
Yaşanan vahşetlere azıcık kafamızı uzatıp bakmamız kafi, çünkü vicdan sahibi her bünyenin bunu kaldıramayacağı aşikar.. 
Empati kurmayı deneyelim birazcık lütfen. Hiçbir şey gelmiyor elimden, ne yapabilirim ki diyerek kendimizi kandırmadan, en güzel yardımın “yürekten en halis niyetlerle” dua etmek olduğunu unutmayalım… 
Kusuruma bakmayın lütfen, bundan sonraki postlarımda da bir süre sizlerle sadece tarif paylaşıp, uzun uzun sohbetler edemeyebilirim. 
                                                                           --------------------------------------------------
 
Patlıcanın mevsimi değil ne yazık ki ama sitede bulunmasını istediğim, sulu yemek olarak en sevdiklerimden biri olduğu için sizlerle de paylaşmak istediğim bu klasik tarifi.
Malzemeler:
  •  1 adet tavuk fileto (İsterseniz 1 paket tavuk kanadı da kullanabilirsiniz)
  •  5 orta boy patlıcan
  •  2 adet domates
  •  3 adet yeşil biber
  •  2 diş sarımsak
  •  1 tatlı kaşığı biber salçası ya da domates salçası
  •  Karabiber
  •  Pulbiber
  •  Tuz
  • 1 çay kaşığı şeker
  •  Sıvıyağ
  • Tereyağ

  • Soğan, biber ve domatesi yemeklik doğruyoruz.
  • Tavuk filetomuzu ve patlıcanlarımızı da istediğimiz irilik de doğruyoruz.
  • Patlıcanlarımızı tuzlu suda yaklaşık 15 dakika bekletip, acı suyunun çıkmasını sağlıyoruz.
  • Sıvıyağımızı ve tereyağımızı koyduğumuz tenceremie, doğradığımız tavukları koyuyoruz.
  • Tavuklar sularını salıp çektikten sonra, soğanlarımızı koyup kavuruyoruz. 
  • Biberimizi de koyup biraz çevirdikten sonra baharatlarımızı, tuzumuzu şekerimizi ve salçamızı da koyup karıştırıyoruz.
  • Patlıcanlarımızı tenceremize koyup üzerine domates ve sarmısağımızı da koyduktan sonra karıştırıyoruz.
  • Patlıcanlar da biraz kavrulduktan sonra, 2-3 bardak su ilavesi yapıyoruz.
  • Patlıcanalrı ve tavukları çok dağıtmamak için, ara sıra dikkatlice karıştırıyoruz ve su ilavesi gerekirse koyuyoruz.
  • Piştiğini kontrol ettikten sonra yemeğimizi ocaktan alıp servis ediyoruz.




    Afiyet olsun efendim...
Read More »

Ne Aramıştınız?



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

... GiSi ... © 2014-İLKBAHAR - "GiSi Tasarım" sitesinde yayınlanan ürünlerin, fotoğrafların ve yazıların tüm hakkı saklıdır. İzinsiz ve de kaynak gösterilmeden kullanılmaması önemle rica olunur. Emeğe saygı çerçevesinde, bu ufak ricamı göz önünde bulundururmanızı istiyor, sitede keyifli vakit geçirmenizi diliyorum. Sevgi ve muhabbetle...

Tasarım-Değmesin Yağlı Boya