♥ Selamların en güzelini, en içtenini
yolluyorum hepinize ♥
Söyleyecek ne
çok söz birikmiş ufacık yüreğimde. Ama gelin görün ki, hangisinden
başlayacağımı şaşırmış bir halde olduğumdan, sanki hiçbir şey yazamayacakmışım
gibi geldi bir an nedense. Ama parmaklar klavyenin tuşlarıyla kavuştular ya, bakalım hangilerini paylaşacak bugün sizlerle :)
“Şüphe yok ki
Allah, sabredenlerle beraberdir.” (Bakara,153)
Sabır…
İnsan
sabrı giyinmek için niyetlendi mi, O’nun rızası için bunu can-ı gönülden istedi
mi, önüne dağlar bile çıksa, Rabbim müsaade vermiyor, kulum benden sabır
istemiş, sabır dilemiş, vereyim diyor cömertçe Elhamdülillah…
Çünkü biliyorsun
ki, her yaşanılanlar, imtihanın bir parçası. Ve biliyorsun ki bu imtihan
iyiliklerle de güçlüklerle de olabiliyor.
Mevlam nazarlardan korusun, bu kadar
alışacağımızı tahmin edemezdim.
İlk 2 günüm ne yazık ki bol gözyaşı, bol dua,
bol sabır dilemek ile geçti…
Ama daha sonrasında içime öyle bir güven, öyle bir
huzur indi ki, tarif edilemez bir şey bu…
Ve elbette kendimi toparlamam için
yüreğini yüreğimde hissettiğim güzel dostlar…
Her birinize ayrı ayrı teşekkür
ediyorum..
Ama izninizle birkaçınıza daha başka şekilde ifade etmek istiyorum
duygularımı…
Melek ablam (Allah Ne Verdiyse)..
Kadife sesi ile yüreğimdeki
hüzün patlamasının en yoğun olduğu gün yanımdaydı, bu tarif edilmez bir güç
oldu benim için elbette.
O doyumsuz sohbeti, içten, bir abla, bir anne edası
ile her kelamıyla yüreğimi sakinleştirmesi…
Hamd olsun Rabbime, iyi ki blogumu
açmışım ve böyle güzel insanları tanımışım dedirtti bir kez daha…
Bu arada tatlı bir hediye vermek istiyor kendisi, katılmak isterseniz, şansınızı deneyin mutlaka derim.
Sevde’m (Benbir)…
İçi dışı bir, samimiyeti ruhumu okşayan, her zaman her türlü desteğini yanı başımda
hissettiğim özel insanlardan.
Bir başka yer etti yüreğimde, Rabbim nazarlardan
esirgesin İnşaAllah.
Sevgi’m(DeğmesinYağlı Boya)…
Gidişi yüreğimi sızım sızım etse de, biliyorum ben onun halis
niyetlerden ötürü olan sebebini ya, dilim söz etmez oluyor işte o an. Sarılasım
geliyor sımsıkı.
Ve tabi ki o içten sözleri, tarifsiz desteği için ayrıca
sarılmak istiyorum..
Ve canım Rabiacığım (Butik Rabia)…
Yıllardır, uzaktan
uzağa haberleşsek de, hep güzel yüreğinin sıcaklığını hissettim yüreğimin derinlerinde.
Kendi gibi güzel bloğunu gezmediyseniz eğer, çok şey kaçırmışsınız derim
gerçekten. Çünkü el emeği o kadar güzel şeyler paylaşıyor, öyle içten şeyler
yazıyor ki…
Vee, gelelim artık tartımıza. Tatlı yiyelim tatlı konuşalım misali, bugün sizin için bu enfes tartı ikram ediyorum kabul ederseniz :)
Malzemeler:
1-) Tartımızın keki için malzemelerimizi hazırlıyoruz.
2-) Yumurtaları, şekeri ve vanilyayı çok iyi bir şekilde mikser ile çırpıyoruz (Yaklaşık 5 dakika)
3-) Sıvıyağ ve sütü koyup birazcık daha çırpıyoruz. Daha sonrasında elediğimiz un kabartma tozunu da koyup, bir spatula yardımı ile homojen bir karışım olana kadar karıştırıyoruz.
4-) Her tarafını iyice yağladığımız tart kalıbımıza harcımızı döküyoruz ve her tarafı eşit olması için spatula ile düzeltiyoruz.
5-) Üzeri hafif kızarıp, bir kürdan ile de pişip pişmediğini kontrol ettiğimiz tartımızı fırından çıkarıyoruz (Çok fazla pişirmeyin tartınızı, yoksa kuru olur. Kürdanı batırıp çıkardığınızda temiz çıkıyorsa hemen alın fırından. Bu süre benim fırında yaklaşık 15-20 dakika arasında oluyor ama sizin fırınlarınızda değişebilir)
6-)Kreması için tüm malzemelerimizi hazırlıyoruz.
7-) Bütün malzemelerimizi teker teker pişireceğimiz tenceremize alıp, bir çırpıcı yardımıyla muhallebi kıvamına gelene kadar pişiriyoruz. Fırından alıp, hafif ılıdıktan sonra kalıbından çıkardığımız tartımızın çukur kısmına döküyoruz. Bir spatula ile her tarafını eşitliyoruz. Doğradığımız kivileri üzerine diziyoruz.
8-) Bilmeyenler için tart kalıbını göstermek istedim. Klasik tart kalıbı değil bizim bu tarifte kullandığımız kalıp. Ortası içine doğru 1 cm kadar derin. Bunun sebebi de, tartı kalıptan çıkardığımızda ortası çöküntülü olsun ki, krema vb. şeyler ile doldurabilelim diye...
Eğer kabul ederseniz, sizin için ;)
Afiyet bal şeker olsun...
- 2 adet yumurta
- 1 türk kahvesi fincanı süt
- 1 türk kahvesi fincanı şeker
- 1 buçuk türk kahvesi fincanı sıvıyağ
- 3 türk kahvesi fincanı un
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- 5 türk kahvesi fincanı süt
- 2 yemek kaşığı un
- 3 yemek kaşığı şeker
- 1 paket vanilya
1-) Tartımızın keki için malzemelerimizi hazırlıyoruz.
2-) Yumurtaları, şekeri ve vanilyayı çok iyi bir şekilde mikser ile çırpıyoruz (Yaklaşık 5 dakika)
3-) Sıvıyağ ve sütü koyup birazcık daha çırpıyoruz. Daha sonrasında elediğimiz un kabartma tozunu da koyup, bir spatula yardımı ile homojen bir karışım olana kadar karıştırıyoruz.
4-) Her tarafını iyice yağladığımız tart kalıbımıza harcımızı döküyoruz ve her tarafı eşit olması için spatula ile düzeltiyoruz.
5-) Üzeri hafif kızarıp, bir kürdan ile de pişip pişmediğini kontrol ettiğimiz tartımızı fırından çıkarıyoruz (Çok fazla pişirmeyin tartınızı, yoksa kuru olur. Kürdanı batırıp çıkardığınızda temiz çıkıyorsa hemen alın fırından. Bu süre benim fırında yaklaşık 15-20 dakika arasında oluyor ama sizin fırınlarınızda değişebilir)
6-)Kreması için tüm malzemelerimizi hazırlıyoruz.
7-) Bütün malzemelerimizi teker teker pişireceğimiz tenceremize alıp, bir çırpıcı yardımıyla muhallebi kıvamına gelene kadar pişiriyoruz. Fırından alıp, hafif ılıdıktan sonra kalıbından çıkardığımız tartımızın çukur kısmına döküyoruz. Bir spatula ile her tarafını eşitliyoruz. Doğradığımız kivileri üzerine diziyoruz.
8-) Bilmeyenler için tart kalıbını göstermek istedim. Klasik tart kalıbı değil bizim bu tarifte kullandığımız kalıp. Ortası içine doğru 1 cm kadar derin. Bunun sebebi de, tartı kalıptan çıkardığımızda ortası çöküntülü olsun ki, krema vb. şeyler ile doldurabilelim diye...
Eğer kabul ederseniz, sizin için ;)
Afiyet bal şeker olsun...


