Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla...
“O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın
nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok
nankördür.” (İbrahim suresi, 34)
Neden hayatmızda sahip olduğumuz nimetlerden en ufak bir eksilme olduğunda, kıymet biliyoruz?
Neden saya saya asla bitiremeyeceğimiz nimetin şükrünü
yapmaktan aciziz, hakkıyla yapamıyoruz?
Ceryanda kaldığım için, 3 gündür sağ
kürek kemiğim komplece taş kesilmiş vaziyette. Ağrısı koluma da vurdu, geceleri
yatamıyorum ağrıdan…
Haşa! Bunların hiç birini asla şikayet ya da sızlanmak amaçlı söylemiyorum, tam
tersine daha beteri olmadığı için şükrediyorum halime.
Nice ağrılar çeken,
hastalık sahipleri kardeşlerimiz var. Fakat benim üzüldüğüm nokta, ne olursa
olsun, neden sahip olduklarımızın kıymetini hakiki manada , kaybedince
anlıyoruz??
Şöyle salih kafayla oturup düşünsek, aklımızın alması mümkün
değil nimetlerin çokluğunu ve değerini…
En basit örneği, 1 saniye bile durmadan
çalışan vücudumuzdaki sistemleri bir düşünecek olursak, en ufak bir aksamada, ne
hale geliyoruz.
Gören gözümüz, duyan kulağımız, canımızı yakmadan uzayan
saçımız tırnağımız, bizi hiç rahatsız etmeden çalışan organlarımız…
Bu sadece
sağlık konusunda değil, hayatımızdaki her konuda şükrümüzü hep yapalım.
Uyandığımızda, o gün neyi, kimi kaybedeceğimizi, hayatımızdan nelerin eksileceğini bilmiyoruz.
Bizden hep şükreden
bir kul olmamızı istiyor bizi Yaradan, biz de bu görevi hakkıyla yerine
getirenlerden olmaya çalışalım İnşaAllah…
------------------------------------
Bitlis dolması, kabağı en severek yediğim yemeklerden biridir. Hatta, tek lokmalık oluşundan mıdır bilmiyorum ama klasik kabak dolmasından bile daha çok severim.
Seneler önce teyzem, Bitlisli bir tanıdığından almıştı bu tarifi ve aldığı günden beri, ailede ki birçok kişi severek yapar.
Malzemeler:
- 1 kilo ince kalınlıkta(körpe) kabak
- 250 gr. kıyma
- 1 orta boy soğan
- 2-3 diş sarımsak
- 1 çay bardağı sıvıyağ
- 1 tatlı kaşığı tereyağı
- 1 çay bardağından
- 1 parmak eksik ince(köftelik)
bulgur
- 1.5 yemek kaşığı salça
- Yarım demet maydanoz
- Yarım demet dereotu
- 2 tatlı kaşığı kuru nane
-
Karabiber
- Pul biber
- Tuz
Kabakları güzelce tıraşlıyoruz. Fotoğrafta gördüğünüz gibi, 2 parmak kalınlığında doğruyoruz. İçlerini itinayla kabak oyucuyla ya da bir çay kaşığı yardımıyla oyuyoruz.
Malzemelerimizi hazırlayıp, iç harcımızı yoğuruyoruz.
Dolmacıklarımızın içini bir güzel dolduruyoruz. Tencerede 1 sıra dizili haliyle fotoğrafladım ama 1 kilo kabaktan yaptığımız için, 2 sıra üst üste dizdik. Üsttekilerde aynen alttaki sıra gibi gayet güzel pişiyor, endişe etmeyin.
1. sıradaki kabakların boyuna yaklaşacak kadar su koyuyoruz ve kısık ateşte pişirıyoruz.
Afiyet olsun...
*** NOT: Kabaklarımızı oyduğumuzda, çıkan içlerimizi kesinlikle atmıyoruz. Allah nasip ederse yarın, onları başka tarifte değerlendireceğiz.
Read More »