meze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
meze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Kasım 2012 Cuma

Yoğurtlu Havuçlu Brokoli Salatası ve Kabaklı Sunum Alternatifi

13



Hayırlı cumalar ve mutlu sabahlar…

Yağmur, ne büyük bir nimettir. Ölü toprağa can verir. İçtiğimiz sularımız, temizlikte ki en önemli ihtiyacımızdır. 
Hele bir de yağmurun ne aşamalardan geçtikten sonra yağdığını düşündükçe, aman Ya Rabbi ne büyüksün dememek mümkün mü? Aklın aciz kaldığı nokta burasıdır işte!..   


Yağmuru en yoğun hissedeceğimiz döneme artık tam anlamıyla girdik. 
Çok seviyorum yağmuru, yağmurda yürümeyi, ıslanmayı… Hatta tuhaf ve komik gelebilir belki size ama arabayla giderken, sileceklerin yağmur damlalarını aşındırmasını izlemek de çok hoşuma gider benim. 
Camdan, o her bir damlanın tek tek ahenkle süzülüşü, cama vuran damlaların çıkardığı eşsiz melodi yok mu hele, keyfe kâfi durumu budur benim için işte… 
 
Her gülün bir dikeni vardır misali, yağmurunda cefasını çektiğimiz zamanlar oluyor. Çamurdan eve girilmez hale gelen ayakkabılar. Sırılsıklam olmuş kıyafetler ve bu durum hasta olmayı tetikler genelde… 
Çoğu zaman insanı kasvete boğan kapkaranlık hava…
Sizde böyle midir bilmiyorum ama bizim evde camlar silindikten mutlaka en geç 2-3 gün sonra yağmur tüm o güzelim emeği alıır süpürür, bize de bu durumdan dolayı “keşke silmeseydim, gitti gene emeklerim, vah vah, tühh tühh” cümleleri kalır :) Her ne olursa olsun, yağmur ruhun ve yaşamın gıdasıdır. Ufak tefek cefalarının da, başımızın üzerinde yeri vardır.

Nereden geldi bunca cümle?
Dün Ankara'da öyle güzel bir yağmur vardı ki hala da var. Ruhuma işledi sanki her bir damlası. Ee haliyle aşka geldi yüreğim, bu güzellikten bahsetmezsem olurmuydu? :)

                                                                 ---------------------------------------



Sitede yayınladığım ve yayınlayacağım birçok tarif, uydurellez (kendi uydurduğum ya da uyarladığım) diye tabir ettiklerimdir. 
Mutfağa girmeye görün beni, hiç rahat duramam. Ya olan bir tarifi kurcalarım kurcalarım, onu eklerim, öbür malzemeyi çıkarırım ya da ölçüsünü baştan yazarım, bir bakmışım ki bambaşka bir tarif olmuş, vs… 
Eğer bir insan, mutfakla olan bağını seviyor hatta müptelasıyım diyorsa, ona her türlü denemeyi yapmak serbesttir naçizane görüşümce :) 
İşte bugün ki vereceğim tarif de, buzdolabında olan malzemeleri nasıl değerlendiririm derdindeyken ortaya çıkmıştır. 
İlk başta yoğurtlu brokoli kısmını tükettik bir süre. Sonra baktım ki, bu güzelim lezzetin hem sunumunu daha bir güzelleştirmek hem de kabakla olabilecek muhteşem uyumuna farklı bir boyut kazandırmak istedim. Ve sizlere 3 alternatifli bir tarif olarak sundum bu basit fakat lezzetli tarifi. Keyfiniz hangisini arzu ederse, onu yapabilirisiniz. 


Yoğurtlu Havuçlu Brokoli Salatası:



Malzemeler:

  •           4-5 çiçek brokoli
  •           1 adet orta boy havuç
  •           Çeyrek demet dereotu
  •           1 tatlı kaşığı nane
  •           3-4 yemek kaşığı yoğurt
  •           1 yemek kaşığı mayonez
  •           Karabiber
  •           Tuz
  •           Sıvıyağ
Doldurmak için:                                              

  •         2-3 adet Kabak
Havuç ve brokolileri, brokoli çorbasında anlattığım gibi doğruyoruz. Ve sıvıyağ koyduğumuz bir tavada, ilk önce havuçları, daha sonra da brokolileri kavuruyoruz. Tuzunu ve karabiberini atıp altını kapatıyoruz ve ılımaya bırakıyoruz.
Kabakları da, fotoğrafta gördüğünüz gibi, üzerlerini geçmeyecek kadar tuz attığımız su da haşlıyoruz. Kabakların içi yumuşayacak, dışları pişecek fakat dağılmayacak kıvamda haşlamamız lazım.


Yoğurt, sarımsak, mayonez, dereotu ve naneyi bir kasede karıştırıyoruz. Ve ılımış brokolili harcımızı içine döküp karıştırıyoruz.
Haşlanmış kabaklarımızın içini, bir çay kaşığı yardımıyla oyup çıkarıyoruz.
İçi boşalan kabaklarımızı, bir çay kaşığı yardımıyla, yoğurtlu brokolili harcımızla dolduruyoruz.

Alternatifler;

1-) İsterseniz içlerinizi doldurduğunuz kabakları, kabak dolamsı gibi sunabilrisiiz.
2-) İsterseniz içi dolu kabakları dilimleyerek daha şık bir sunum olacak şekilde yapabilirsiniz.
3-) Eğer kabak kullanmak istemezseniz, yoğurtlu brokoli salatasını, porsiyonluk kaselerde misafirlerinize sunabilirsiniz.

Afiyet olsun efendim :)


***Yağmur damlaları fotoğrafı internetten alıntıdır.
Read More »

5 Kasım 2012 Pazartesi

Tonbalıklı Patatesli Yumurta Dolması ve Cevizli Trabzon Hurması

6
 Herkese hayırlı, güzel bir hafta diliyorum...

Dünya'nın meşgalesi ne de çok değil mi?

Yaptıkça bitmiyor, bittikçe yenisi geliyor. Öylesine kaptırıyoruz ki bazen, 'Dur' demeyi bile unutuyoruz çoğu kez. "Dur 1 dakika" dediğim vakitlerde de, işte o zaman çok yorulduğumu fark ediyorum. Bedenen değil kesinlikle, ruhen olan bir yorgunluk bu. 
Dün de işte aynen böyle oldu...
İki gündür klavyeyi bile elime alamadım, yorumlarınızı telefonumdan onaylayabildim. Haliyle hiç bir blog dostunuda ziyaret edemedim, neler paylaşmışlar okuyamadım, yüreklerini yüreğimde hissedemedim.

Dün gece yatmadan evvel bilgisayarımı en sonunda elime alabilme fırsatını yakalamışken, hızlıca bir göz atayım dedim. Sıkıntısı olan kardeşlerimi okudum, dua bekleyenlerini, sabırı kendine dost edinmişleri...
'Dünya'nın işi bitmez' dedim kendi kendime. 'Ta ki bir gün, bu koşturmaca içerisindeyken durmasını bilemediğin bir anda, sende durmak zorunda kalabilirsin. Dünya meşgaleleri içindeyken durmayı bil ki, durman gereken anda zorluk çekmeyesin. 
İyi ile de sınanıyorsun kötü ile de. Huzur ile de keder ile de. 
Herşey insan için değil mi? İnsan dışındaki tüm canlılar ve cansız olarak yaratılmış herşey, insana hizmet etmiyor mu? 
Bunun da bir bedeli var elbette. Sınanma... Ne zaman ne ile sınanacağını bilemediğin için, gerektiğinden fazla değer verme dünya meşgalelerine' dedim kendi kendime... 

Rabbim, tüm sıkıntıda olan kardeşlerimize sabır versin, sıkıntılarını feraha erdirsin İnşaAllah...

                                                                       --------------------------------------------


Bilmiyorum sizlerde var mı ama bende, bazı yediğim lezzetler bana eskiyi hatırlatır, çocukluğumda damağımda kalan o müthiş hissi verir, o duyguyu yaşatır.

Bugün sizlerle paylaşacağım iki tarif de, sevgili babacığıma ait. Tonbalıklı olan tarif, küçükken iştahla yediğim, bir daha ki yapılacağı zamanı dört gözle beklediğim bir lezzetti. 
Umarım sizlerde yapar, beğenerek afiyetle yersiniz efendim...

Tonbalıklı Yumurta Dolması 

Malzemeler:
  •  1 adet ton balığı (Küçük bol olanlarından)
  •  1 adet haşlanmış patates
  •  4 adet yumurta
  •  1 tatlı kaşığı mayonez
  •  Yarım limon suyu
  •  Karabiber
  •  Tuz
  • Yumurtalarımızı lop kıvamda(sarısı iyi pişmiş) olacak şekilde haşlıyoruz.
  • Haşlanmış yurtalarımızın sarılarını, haşlanmış ve ezilmiş ya da rendelenmiş patatesimizi, tonbalığımızı, mayonezimizi, limon suyumuzu, tuz ve karabiberimizi bir kasede homojen şekilde karıştırıyoruz.
  • Ortası boş kalan yumurta beyazlarımızın içini, bu harcımızla dolduruyoruz.
  • Servis etmek için istediğimiz şekilde süslüyoruz.
Başka bir alternatif;
İsterseniz, tonbalıklı hazırladığımız karışımı, mercimek köftesinde olduğu gibi, marul ya da kıvırcığın içine koyarak, üzerine limon sıkarak da afiyetle tüketebiliriz. (Ben bu bahsettiğim şekilde tüketmeyi daha çok seviyorum:) )

                                                                   -------------------------------------------


Cevizli Trabzon Hurması (Cennet Hurması):



Bu güzel nimetin öyle çok faydası var ki. Burada sizlerle paylaşmak istedim fakat epey bir uzun olduğundan dolayı, okumak isteyenler için sizi şu siteye yönlendiriyorum.

Tatlı kriziniz nüksetti (off, bu benim en çok yaşadığım bir sendromdur maalesed:( ) ve kalorisi düşük bir tatlı ihtiyacı mı yemek istiyorsunuz. O zaman, denemenizi mutlaka tavsiye ederim bu güzel lezzeti. Hem hafif, hem sağlıklı, hem besleyici, hem krizinizi dindirici. Ee daha ne olsun ama değil mi? :)

Malzemeler:
  •  1 adet olgunlaşmış Trabzon hurması
  •  1 çay kaşığı pudra şekeri (Eğer hurmanın şekeri az gelirse ekleyin, yoksa )
  •  3-4 adet iri kıyılmış ceviz
Yapılışı:
  • Hurmamızın kabuklarını soyuyoruz.
  • Bir çatal yardımıyla eziyoruz. (Olgun olduğu için, kolayca eziliyor)
  • Eğer hurmanın şeker ihtiyacı varsa, 1 çay kaşığı pudra şekeri döküp karıştırıyoruz.
  • Sevris tabağına alıp, üzerini iri kıyılmış cevizlerimizi serpip, afiyetle tüketiyoruz.

*** Bu iki güzel lezzet için, tekrar bir de buradan teşekkür etmek istiyorum babacığıma.

Read More »

30 Ekim 2012 Salı

Fırında Ispanaklı Patates Cipsi ve Dip sos

15


Hayırlı sabahlarınız olsun efendim :) 

Patates… 
Aramızdaki aşk nasıl anlatılır bilemiyorum. 
Rabbimin yarattığı her sebze meyveyi ayırmadan tüketmeye çalışırım (ne yazık ki yiyemediğim sebzeler var benim de..). Fakat patatese karşı ayrı bir zaafım var. 
Annem hep dalga geçer, “sen patatesin tatlısını da yaparsın bu gidişle” diye. 
InşaAllah kısmet olursa, uydurellez aşkımın kabardığı bir gün onu da denemeye niyetliyim. 

Bugün ki tarif de, patates aşkımın kabardığı bir gün hemen kalkıp yapıverdiğim ve sonrasında bayılarak tükettiğimiz bir lezzettir kendisi efendim :) 
Fakat bir itiraf da bulunmak gerekirse, bu tarif bambaşka bir şey olacaktı. 
Lakin evdeki hesap çarşıya uymayınca, fırına verirken ki haliyle fırından çıkmış hali bambaşka olup, “bunlara nolmuş” diye bir tepkiyle karşılaşınca, hemen acil çözümle patates cipsi olarak tüketmeye karar verdik. 

Ne kadar bilmeceli konuştum değil mi? :) 
Çünkü fırınlanmadan önce kafamda tasarladığım şeyi, bir başka sefere deneyip sizlere sunmayı planladığım için, sürpriz olmasını istiyorum ;) 

Velhasıl, o günden sonra, bu atıştırmalığı zevkle tüketir olduk. 
Ve artık malzeme listesini verip yapımına geçelim istiyorum yoksa mevzu patatesten açıldı kiii, beni durdurabilene aşk olsun :)


Malzemeler:

  •           3 adet orta boy haşlanmış patates
  •           6-7 dal ıspanak
  •           Yarım su bardağı rendelenmiş kaşar
  •           1 buçuk çay kaşığı tereyağı
  •           1 çay kaşığı kuru fesleğen
  •           Pulbiber
  •           Karabiber
  •           Tuz
Dip sos için:

  •           3 yemek kaşığı yoğurt
  •           2 tatlı kaşığı mayonez
  •           1 tatlı kaşığı nane


*** Hem patatesli cips harcı için hem de dip sos için, baharatlar tamamen size kalmıştır. İstediğiniz baharatı ekleyip çıkarabilirsiniz.

  • Haşlanmış patateslerimizi rendeliyoruz. 
  • Ispanaklarımızı doğruyoruz.
  • Ve tüm malzemeyi, karıştırma kabımıza alıp homojen bir şekilde elimizle ya da bir kaşık yardımıyla karıştırıyoruz.
  • Krema sıkma torbamıza, harcımızı dolduruyoruz. Eğer krema sıkma torbanız yoksa, elinizle şekil verebilirsiniz.
  • Hafifçe yağlanmış fırın tepsinize, patatesli harcımızı sıkıyoruz. (Ben iki kat sıkıyorum, cipsler biraz dolgulu oluyor. Fakat daha kıtır kıtır olmasını istiyorsanız, tek kat da sıkabilirsiniz.)
  • 185 derece ısıttığımız fırınımızda, üzerleri hafif kızarana kadar pişiriyoruz.
  • Dip sos malzememizi ufak bir kapta karıştırıyoruz. Cipsler fırından çıkıp ılıyınca, afiyetle tüketiyoruz.




Read More »

Ne Aramıştınız?



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

... GiSi ... © 2014-İLKBAHAR - "GiSi Tasarım" sitesinde yayınlanan ürünlerin, fotoğrafların ve yazıların tüm hakkı saklıdır. İzinsiz ve de kaynak gösterilmeden kullanılmaması önemle rica olunur. Emeğe saygı çerçevesinde, bu ufak ricamı göz önünde bulundururmanızı istiyor, sitede keyifli vakit geçirmenizi diliyorum. Sevgi ve muhabbetle...

Tasarım-Değmesin Yağlı Boya