Peynirli poğaça etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Peynirli poğaça etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2016 Pazartesi

Katmer Poğaça

3

Selamların en güzeli ile ♥Esselamu Aleykum♥

Hamur işini maalesef çok şeverim.
Bir de böyle yumuşacık ve nefis bir poğaça olursa, yanına da bu soğuk günlerde sıcacık bir çay.
Rabbim dondurucu soğukların hakim olduğu şu günderde dışardaki ve evinde yakacak bulamayan tüm müslüman kardeşlerimizin yardımcısı olsun. Amin ♥

Yapması biraz el oyalayıcı olsa da, lezzeti için her şeye değen bir poğaça tarifi vereceğim bugün sizlere.

Malzemeler:
1 adet yumurta (Sarısı üzerine ayrılacak)
1 su bardağı süt
1 çay bardağı sıvı yağ
1 paket instant maya ya da 1 yemek kaşığı kurumaya
1 tatlı kaşığı tuz
2 yemek kaşığı toz şeker
Aldığı kadar un

Arasına Sürmek İçin:
2 yemek kaşığı dolusu yumuşak tereyağı

İçi İçin:
Beyaz peynir

***Siz daha farklı bir iç kullanabilirsiniz.


Eğer instant maya kullanacaksak, hamur malzemelerine direk katıyoruz fakat kuru maya kullanacaksak ılık sütle karıştırıp biraz bekletiyoruz ve mayanın aktif hale geçmesini sağlıyoruz.
Tüm malzemeyi yoğurma kabına alıp, kulak memesi kıvamında yumuşak bir hamur yoğuruyoruz ve mayalanmaya bırakıyoruz.

Mayalanan hamuru 10 eşit parçaya ayırıyoruz.
Her bir parçayı pasta tabağı büyüklüğünde açıp, aralarına yumuşamış tereyağından sürüp üst üste diziyoruz.
Üzerine bir poşet geçirip buzdolabında yaklaşık 15-20 dakika bekletiyoruz.

Buzdolabından çıkardığımız hamuru tezgaha alıp merdane yardımıyla açabildiğimiz kadar açıyoruz.
Yaklaşık 22 ya da 24 adede bölüyoruz.
En baş kısmına iç harçtan koyup rulo şeklinde sarıyoruz.

Tepsiye dizip üzerine ayırdığımız yumurta sarısından sürüyoruz. Dilerseniz üstüne susam, çörek otu ya da haşhaş tohumu serpebilirsiniz.
Yaklaşık yarım saat kadar da tepside mayalandırıyoruz.

Önceden ısıttığımız 185 derece fırında üzerler kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyet olsun.


Read More »

9 Aralık 2013 Pazartesi

Makaron Poğaça :)

13

"Rabbinize için için yalvararak, başka nazarlardan uzak, gizlice dua edin. Gerçekten O, haddi aşanları hiç sevmez." (Araf Suresi,55)
Dua dua dua...
Yer gök dua üzerine.
Eğer samimice, yürekten ettiğimiz bir duamız varsa, asla yılmadan devam etmeliyiz ve istediğimizi vereceği konusunda asla tereddüt etmemeliyiz...
İnşaAllah yakın zamanda duamızı yaşarken buluruz kendimizi...
*************************
Hafta sonu kahvaltılarında farklı bir şeyler yapmayı, sofrayı daha özenli hazırlamayı seviyorum.
Bu hafta sonu kahvaltıda farklı ne yapayım diye düşünürken, ilk önce bir poğaça hamuru yoğurayım dedim.
Ama hangi tarifi yapayım diye düşünürken, zaten uydurellez (doğaçlama) aşkım da tetikte bekliyor, o an aklıma ne malzeme geldiyse koydum hamura.
Hamurumuz tamamen doğaçlama oldu madem, şekli de aynen öyle olsun dedim ve biraz düşündükten sonra hem kafamda bir şeyler oluşmaya başladı hem de hamura şekil vermeye başladım.
Sonuç olarak, bu güzellik çıktı  meydana :)
Tabi tam not alınca ev halkından, sıra geldi isim bulmaya.
Kendisini makarona benzetince, daha fazla isim bulmak için uğraşmadan, adını "makaron poğaça" koydum :)
İsterseniz benim verdiğim hamur ölçüleri ile ya da çok sevdiğiniz poğaça hamuru tarifiniz varsa, bu şekli kullanarak yapabilirsiniz.
Malzemeler:
  • 2 yumurta
  • Yarım su bardağı yoğurt
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 2 paket kabartma tozu
  • 2 tatlı kaşığı şeker (tepeleme)
  • 1.5 tatlı kaşığı tuz
  • Yaklaşık 6 su bardağı un
İç Malzemesi:
  • Yarım kalıp beyaz peynir
  • Bir tutam maydanoz
  • 1 yumurtanın akı
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağ
Üzeri için
  • 1 yumurtanın sarısı
  • Haşhaş ya da susam
1-) Tüm malzemeleri yoğurma kabına alıp, ele yapışmayan yumuşak bir hamur yoğuruyoruz. (Hamuru ne kadar homojen şekilde yani çok iyi bir şekilde yoğurursanız, o kadar güzel sonuç alırsınız inşAllah.)
2-) Mayalı hamur olmadığı için bekletmemize gerek kalmadan, yoğurduktan sonra 4 eşit beze yapıyoruz. Bezelerden birini, merdane ile çok aşırı ince olmayacak şekilde açıyoruz. (Çok fazla ince olursa kuru olur, çok kalın olursa da hamur olur içi )
3-) Hazırladığımız peynirli harcı yarısını, açtığımız hamurumuzun her tarafına yayıyoruz. İkinci bezeyi de aynı büyüklükte açıyoruz ve birinci hamurumuzun üzerine seriyoruz.
4 ve 5-) Bir  su bardağı yardımı ile, hamurumuzdan yuvarlaklar kesiyoruz ve yağladığımız fırın tepsisine diziyoruz. Kestiğimiz hamurun kenarlarından arta kalan kısımlara da başka şekil veriyoruz.
6-) Üzerlerine yumurta sarısı sürüp haşhaş döktükten sonra, 175 derecede daha önceden ısıttığımız fırında, üzerleri hafif kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
Afiyet olsun efendim :)

Read More »

10 Temmuz 2013 Çarşamba

Konken Böreği

11

Selamların en güzeli ile...

Ramazan heyecanı hepimizi sarmış bir haldeyiz.
Bu mübarek ayın kıymeti, hayırla geçmesi için gösterilen çabalar, arınmak temizlenmek için gösterilen özenler inşaAllah bir daha ki Ramazan'a kadar baki kalır, sadece bu ay ile sınırlı kalmaz diye dua ediyorum...

                                                               ************************************
Konken böreği...
Kim bu güzelim poğaçaya bu ismi vermiş bilemeyeceğim ama açık söylemek gerekirse"peynirli pratik poğaça, mayasız poğaça, vs" gibi isimlerle değiştirmeyi  ilk başta düşünmedim değil.
Ama sonra orijinalini bozmamaya karar verdim, çünkü senelerdir bu isimle anılıp yapılır bizim evde.

Bu güzel tarif, annemin özel arkadaşlarından biri olan, benim de çook sevdiğim, çocukluğumun elinde geçtiği güzel insanlardan biri olan Dilek teyzeme ait.
Tarifi vereli seneleer geçse de, bir kez de buradan teşekkür etmek istiyorum kendisine...

Bu nefis şirin poğaçaları, sahur için hem mayasız hem de pratik bir şeyler yapmak isterseniz tavsiye ederim. Akşamdan şipşak hamurunu hazırlayıp yapabileceğiniz, sahura farklı, pratik, mayasız ne yapayım derdinizin olmayacağı bir tarif.

Malzemeler:
  • 2 adet yumurta (1'inin sarısı poğaçaların üzerine sürülecek)
  • 1 Türk kahvesi fincanı yoğurt
  • 1 Türk kahvesi fincanı sıvıyağı
  • 125 gr. tereyağı
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 buçuk tatlı kaşığı şeker
  • Aldığı kadar un
İç Malzemesi:
  • Beyaz peynir
1-) Tüm malzemelerimizi fotoğrafta gördüğünüz gibi hazırlıyoruz.
2-) Yoğurma kabına bütün malzemeleri koyup, kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yoğuruyoruz.
3-) Hamurumuzdan 2 yumurta büyüklüğünde bir beze alıyoruz ve merdane ile pasta tabağı büyüklüğünde açıyoruz.
4-) Açtığımız hamuru, 6 eşit üçgen olarak şekilde bıçakla bölüyoruz. Sigara böreğindeki yaptığımız işlemi yapıyoruz. En başına 1 tatlı kaşığı dolusu peynir koyuyoruz, kenarlarını hafif içe katlayıp, daha sonra rulo şeklinde sarıyoruz.
5-) Yağladığımız tepsimize diziyoruz. Üzerlerine yumurta sarısı sürüp, arzuya göre susam ya da çörek otu ya da haşhaş tohumu serpip, 180 derecede ısıttığımız fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.


Afiyet olsun efendim :)


Read More »

26 Kasım 2012 Pazartesi

Peynirli Açık Poğaça

21



Herkese hayırlı, huzur dolu bir hafta diliyorum. 

Amman Ya Rabbi, insanlar çıldırmış olmalı! 
Bu nasıl ürkütücü bir manzaradır, tabir-i caiz ise dudağım uçukladı resmen, şaşkınlığımdan mı diyeyim üzüntümden mi diyeyim, anlam veremememden mi?... 

Hafta sonu, “kışlık ihtiyacımız” olması münasebetiyle, alışveriş merkezine gittik. 
Ya Rabbim, bu nasıl bir çıldırmışlıktır. İnsan seli falan değildi o manzara, resmen Ankara’nın yarısı buradadır dedim kendi kendime. 
Ahh keşke makinem yanımda olsaydı da, trajikomik durumu fotoğraflayabilseydim. Ne kareler çıkardı kim bilir… 

Şunu bir kez daha anladım ki, çağımızın hastalıklarından biri de “alışveriş çılgınlığı”. 
İhtiyaç mevzusunu çoktan aşmış haldeyiz. 
Öyle bir hale getirilmişiz ki alışverişteyken, evdeki dolabımızda, aynı kıyafet olabilir ama farklı rengi de olsun, yok  bunun kolları daha hoş, bunun yakası biraz daha farklı, şundan da alayım, şu da çok hoşmuş, bu da güzelmiş...
Belki de 10-15 çift hatta daha fazla ayakkabı evimizde mevcut iken, bu rengi yok bu desenlisi yok deyip alma hastalığının sınır tanıyamaması… 

Mevzu sadece kıyafet değil elbette, ev eşyasından tutun da araba, telefon, bilgisayar, vs… Üzücü, ama öyle böyle değil, gerçekten çok üzücü bir hale gelmişiz, getirilmiş. 
Durum, hakikatten içler acısı. 
İhtiyaçtan dolayı alışveriş yapma denilen kavram çok gerilerde kalmış. Takıntı haline gelmiş, yarış haline gelmiş, hastalık, bağımlılık haline gelmiş alışveriş mevzusu.. 
Ayağına ayakkabı bulamayan, giyecek kıyafeti olmayan nice insan varken, biz koleksiyon yapar durumdayız. 
Geçinemiyoruz, aldığımız maaş yetmiyor, ay sonunu getiremiyorum diyen nice insan neden her fırsatta alışverişte ve hakiki manada ihtiyacı olmasa da bir şeyler alma derdinde?... 

Maaşının tamamını, sırf adam yerine koysunlar, daha çok ilgilensinler, ezik olarak görmesinler diye, en son çıkmış lüks telefonlara veren o kadar çok insan duydum ki. 
Sebebi ne peki? 
Sormak, sorgulamak lazım. 
En önemlisi de artık bir “dur” demek lazım…

Geçen gün patatesli pidecikleri yaptığımda, iç harcım eksik geldi ve her zaman iç olarak evde en kolay bulunan malzeme olan peyniri kullandım. 
Ee madem farklı bir içle yapacağım, şekli de farklı olsun ki, sizler içinde alternetif olabilsin istedim. 
Malzeme listesini buraya da yazacağım. Ama hamurun yapım fotoğraflarına ve anlatımına buradan bakabilirsiniz.



Malzemeler: 
  • 2 su bardağı su
  • Yarım su bardağı sıvıyağ 
  • 1 paket instant maya 
  • 1 yemek kaşığı şeker 
  • 1 buçuk tatlı kaşığı tuz 
  • Aldığı kadar un


İç Harcı için:
  • 1 kalıp beyaz peynir
  • Yarım demet maydanoz
Üzeri için: 
  • 1 adet yumurta


  • Peyniri bir çatal yardımıyla eziyoruz. İnce kıydığımız maydanoz ile karıştırıyoruz.
  • Hamurdan büyük yumurta büyüklüğünde bezeler yapıyoruz. Yaklaşık minik pasta tabağı kadar (8 cm civarında) merdane yardımıyla acıyoruz. İç harcımızdan 1 yemek kaşığı kadar kenarlarında hafif boşluk kalacak şekilde koyuyoruz.
  • Kenarlarını fotoğrafta gördüğünüz gibi kıvırarak birleştiriyoruz.
  • Tepsimize dizip, hamur kısmına yumurtamızı sürüyoruz. 185 derecelik fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyet olsun efendim...
Read More »

19 Kasım 2012 Pazartesi

3 2 1 Poğaça

16

Herkese hayırlı, mutlu, huzurlu, kırgınlıkların, kızgınlıkların olmadığı bir hafta diliyorum...

Bir adam okyanus sahilinde yürüyüş yaparken,denize telaşla bir şeyler atan birine rastlar.
Biraz daha yaklaşınca bu kişinin, sahile vurmuş deniz yıldızlarını denize attığını fark eder;

- "Niçin bu deniz yıldızlarını denize atıyorsun ?" diye sorar.
Topladıklarını hızla denize atmaya devam eden kişi, 
- "Yaşamaları İçin" yanıtını verince, adama şaşkınlıkla:
-"İyi ama burada binlerce deniz yıldızı var.Hepsini atmanıza imkan Yok. Sizin bunları denize atmanız neyi değiştirecek ki ?" der.
Yerden bir deniz yıldızı daha alıp denize atan kişi,
-"Bak Onun İçin Çok Şey Değişti," karşılığını verir...

Bu hikaye aklıma geldikçe o kadar çok şeyin farkına varıyorum ki.
Küçük sanıp önemsemediğimiz nice şey, insan hayatında ya da başka canlıların hayatında çok şey değiştiriyor.
Uzun süreden beridir, mutfağımızdan minik bir poşet asla eksik olmak. 
Ne için mi?
Yemeğimizi bitirdikten sonra, masada kalan kırıntıları koymak için.. 
Hamur işi yaptığımızda tepside biriken kırıntı yada susam ve benzeri şeyler için.. 
Bakliyat ayıkladığımızda, örneğin pirinç, mercimek, kuru fasulye, barbunya vb. şeylerin ayıkladığımız artan kısımlarını koymak için...
Ve daha birçok şey içindir bu poşet.

Peki, ne yapıyoruz bu poşeti?
Kimsenin ayak basmayacağı bir yere bırakıyoruz. Bu, evinizin önünde uygun bir yer olabilir, size en yakın yeşillik ya da ağaç altı bir yer olabilir, size en yakın bir parkta ayak basılmayacak yer olabilir..
Ve karıncasından kuşuna, kedisinden köpeğine kadar yani en küçüğünden en büyüğüne kadar, sizin önemsediğiniz artıkları yiyebilecek canlılar için...

Bu alışkanlığı Kıbrıs'ta yaşarken edinmiştim. Evimin çok yakınında bir park vardı ve ben yaklaşık haftada 1, poşette birikenleri orada en müsait yere dökerdim.
Sonra ya bir markete gidip geldiğimde ya da yürüyüş yapıp döndüğümde gördüğüm manzara, her seferimde yüreğimi huzurla doldurur, gözlerimi  nemlendirirdi... Karıncalar, kuşlar böcekler ve artık hangisinin nasibi var ise, hepsi silip süpürüyor oluyordu..

Bizim önemsemediğimiz bir susam tanesi bile, bir karınca için ne kadar önem arz ediyor düşünebiliyor musunuz?
Bu düşünce beni 1 susamı, 1 kırıntıyı bile israf etmemeye yöneltiyor işte...

Şuan evdeki poşeti yeni koyup geldiğimiz için, daha pek birikmedi poşetimiz. (Biriktiğinde, fotoğrafını çekip sizlerle paylaşmayı istiyorum İnşaAllah.)
Ama bunu yapmayanlarınız varsa, en azından 1 hafta ya da 10 gün deneyin. 
İnanın 1 haftada o kadar çok şey birikecek ki poşetinizde...
O huzuru mutluluğu yaşamaya çalışın nolur...

Sizin yediklerinizden arta kalanlarla başka canlıların da nasiplendiğini görün...


Bugün vereceğim iki tarifi de, kahvaltılarınız için pratikçe yapabileceğiniz tarifler.
Bu poğaça, uzun süredir evimizin hatta tadan herkesin favorisi.
Hem yapımı çook pratik hem de yumuş yumuş :) 
Mayalı poğaçaları hem yapmayı hem yemesi açısından, kabartma tozlu poğaçalara nazaran çok daha severim.
Ama bu poğaça sayesinde, mayalı hamur yoğurup beklemeye üşendiğim ya da vaktim olmayıp, misafir geleceği zamanlarda, pratikçe yapıveririm.
En çok yakışan iç, peynirli olanı. Bir ara kıymalı yapıyorduk fakat peynirlide ki gibi rağbet görmedi. 
Fakat elbette siz başka bir içle de yapabilirsiniz.
Tuz, şeker ve un ana malzeme oldukları için poğaçalarda, bu nedenle 3 malzemeli poğaça dedik adına. Ama bir diğer adı da 3-2-1 poğaça diye geçer.


Malzemeler: (Yaklaşık 35 adet çıkıyor)
 1 su bardağı sıvıyağ
 2 su bardağı yoğurt
 3 adet kabatma tozu
 1 tatlı kaşığından biraz fazla tuz
 2 tatlı kaşığı şeker
 Aldığı kadar un

İç Harcı için:
1 kalıp beyaz peynir
Yarım demet maydanoz
 
Bulamak için:
Galeta unu
  • Malzemelerimizi karıştırma kabına koyuyoruz ve unumuzu eliyoruz. 
  • Kulak memesi kıvamında homojen bir hamur yoruyoruz.
  • Yaklaşık 35 adet küçük yumurta boyunda olacak şekilde bezeler yapıyoruz.
  • Ezilmiş beyaz peynir ile ince kıydığımız maydanozu karıştırıyoruz.
  • Her bir bezeyi, çay tabağı büyüklüğünde tezgahımızın üzerinde elimizle bastırarak açıyoruz.
  • İç harcımızdan ortasına koyup, fotoğraftaki gibi kapatıyoruz.
  • Her tarafını galeta ununa buluyoruz.
  • Poğaçalar galeta ununa bulandığı için, tepsimizi yaplamamıza gerek yok. Ve poğaçalarımızın kapattığımız ağız kısmı tepsiye gelecek şekilde diziyoruz.Eğer ağız kısmı yukarı gelirse, piştiğinde çiçek gibi açılıyor :)
  • 185 dereceye ayarladığımız fırında, hafif renkleri dönene kadar pişiriyoruz.
 Afiyet olsun efendim :)

Read More »

Ne Aramıştınız?



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

... GiSi ... © 2014-İLKBAHAR - "GiSi Tasarım" sitesinde yayınlanan ürünlerin, fotoğrafların ve yazıların tüm hakkı saklıdır. İzinsiz ve de kaynak gösterilmeden kullanılmaması önemle rica olunur. Emeğe saygı çerçevesinde, bu ufak ricamı göz önünde bulundururmanızı istiyor, sitede keyifli vakit geçirmenizi diliyorum. Sevgi ve muhabbetle...

Tasarım-Değmesin Yağlı Boya